Türk Tüm siyasi partilerimizin yaklaşan genel seçimler için
yoğun bir hazırlık içerisinde oldukları ve seçim bildirgeleri
ile parti programlarını sonuçlandırma ve kamuoyuna duyurma aşamasına
geldiklerini biliyoruz. Bu aşamada, ülkemizde bulunan 60.000
dolaylarında kooperatif ve 7,5 Milyon dolaylarında kooperatif
ortağının örgütlü tek temsilcisi Türkiye Milli Kooperatifler
Birliği (TÜRKİYE KOOP) olarak seçim bildirgenizi ve parti programınızı
sonuçlandırırken, bu önemli belgelerde kooperatiflerimizin sorunları
ve çözüm önerilerine de yer vermenizi bekliyoruz.
Kooperatifçilik bugün tüm dünyada "sosyal ekonomi"
ya da "insan yüzlü ekonomi" akımının öncülüğünü yapmaktadır.
800 Milyon örgütlü insanı temsil eden Uluslararası Kooperatifler
Birliği, kooperatiflerin küresel olarak 100 milyon insana istihdam
yarattıklarını ve küreselleşmenin olumsuzluklarından üretici
ve tüketicileri korumak için çokuluslu firmaları sosyal sorumluluk
üstlenmeye yönelttiklerini belirtmektedir. Pek çok gelişmiş
ve gelişmekte olan ülkede kooperatifler, kırsal ve kentsel alanlarda,
bankacılıkta, sigortacılıkta, ve diğer hizmet kesimlerinde ülkelerinin
ve sektörlerinin "en büyüğü" olarak ekonomiye ve toplumsal
yaşama yön vermektedirler.
Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO)'nün 2002 tarihli ve 193 Sayılı
Tavsiye Kararı, hükümetleri kooperatiflerin desteklenmesi konusunda
göreve davet etmektedir. Bu karara göre, kooperatiflerin özerklik
ve bağımsızlıklarına saygı gösterilerek ve yönetimlerine ve
iç işleyişlerine müdahale edilmeksizin, birer kalkınma aracı
olarak desteklenmesi istenilmektedir. Kooperatiflerin, özel
kesim kuruluşlarına gösterilen ilgi ve destekten az olmamak
üzere ve gerektiğinde, özel sektörün itibar etmediği alanlarda
çalışan kooperatifleri, örneğin yoksulluğu gidermeyi, istihdam
yaratmayı ve düşkünlere sosyal güvence sağlamayı amaçlayan kooperatifleri
daha çok desteklemeyi öngörmektedir. Karar ayrıca, kooperatif
politikaları oluşturulmasında, yasal ve idari düzenlemeler yapılmasında,
hükümetlerin, katılımcı bir yol izleyerek, kooperatifler, sendikalar
ve işveren kuruluşları ile birlikte hareket etmelerini öngörmektedir.
Ülkemiz, bir Birleşmiş Milletler örgütü olan ILO'nun üyesidir
ve bu nedenle, bu tavsiye kararına uyulması konusunda moral
bir sorumluluğu vardır.
Türkiye'de kooperatiflerin çözüm bekleyen sorunlarının başında
kuşkusuz eğitim gelmektedir. Okullarımızda kooperatifçilik yeniden
ders olarak okutulmaya başlanılmalı ve TÜRKİYE KOOP'un ulusal
düzeyli bir kooperatifçilik meslek ve ihtisas okulu açmasına
yardımcı olunmalıdır. Kooperatiflerin finansman sorunu, diğer
ülkelerde olduğu gibi, bir kooperatifler bankası kurulması ile
çözülebilir. Bunun için yasal altyapının hazırlanmasına ivedilikle
başlanılmalıdır. Kamunun kooperatifleri denetlemesi hem yetersizdir,
hem de kimi zaman kamu eliyle yapılan denetimler "siyasal"
amaç taşımaktadır. Kooperatifçilik alanının denetlenme ve düzenlenme
sorumluluğunu devlet kooperatiflerle paylaşmalıdır.
Kooperatiflerin üst örgütlenmelerinin ve mali yapılarının güçlendirilmesi
birçok sorunun çözümünü kolaylaştıracaktır.
Kooperatifler, yalnız ortaklarının çıkarlarını düşünmekle yetinmezler,
içinde bulundukları toplumun çıkarlarını da gözetirler. Günümüzde
"toplumsal sorumluluk", çok uluslu firmaların da sahip
çıktıkları bir slogan haline gelmiştir. Unutulmamalıdır ki bu
bilinç, kooperatiflerin özel kesim firmalarına aşıladığı bir
insanlık bilincidir. Bu nedenle, amaç toplumun refahı ve dünyamızın
sürdürülebilir biçimde yeni nesillere devredilmesi ise, kooperatiflerin
bu yeni misyonunun siyasi partiler ve hükümetler tarafından
da mutlaka desteklenmesinde yarar vardır.
Partinizin seçim bildirgesi ve programının hazırlanmasında
bu hususların göz önünde bulundurulmasını dileriz.
Saygılarımızla.
Muammer Niksarlı
Genel Başkan