|
|
|
|
ILO’nun 193 Sayılı Tavsiye Kararları Işığında Kooperatifçilik Politikaları ve Yasal Düzenlemeler Uluslararası Konferans
25 Kasım Perşembe 10:00
Konferansın Açılışı
11:15 Çay – Kahve Arası 11:30
“ILO’nun 193 Sayılı Tavsiye Kararı Işığında Kooperatifçilik Politikası
ve Yasal Düzenlemeler”
12:30 Öğle Yemeği 14:00
Katılımcı Organizasyonların Temsilcilerinin Konu İle İlgili Sunuşları
15:30 Çay – Kahve Arası 16:00 Çalışmalara Devam 17:30 Kapanış 19:00 Akşam Yemeği 26 Kasım Cuma 09:30
Atölye Çalışmaları
11:00 Çay – Kahve Arası 11:30
Konferansın Değerlendirilmesi
12:30 Öğle Yemeği 13:30
Ankara Şehir Turu ve Pankobirlik Ziyareti
ICA-ILO Uluslararası Konferansı,
Uluslararası Kooperatifler Birliği, ICA-Europe ve Türkiye Ulusal Kooperatifler Birliği’nin Uluslararası Çalışma Örgütü, ILO ile DGRV (Alman Kooperatifler ve Raiffeisen Federasyonu) tarafından düzenlenen Uluslararası Konferansa katılan delegeler kooperatif politikaları ve yasamayla ilgili hususları 2002 Haziranı’nda toplanan Uluslararası Çalışma Konferansı’nda benimsenen, Kooperatiflerin Teşviki konulu 193 sayılı ILO Tavsiyesi’nin ışığında tartışmışlardır. Konferans, 25-26 Kasım 2004 tarihinde Ankara’da Türkiye, Bulgaristan, Kuzey Kıbrıs, Romanya ve Sırbistan Karadağ’ın kooperatif kuruluşlarının ileri gelen temsilcilerinin katılımıyla Türk Hükümet temsilcilerinin huzurunda yapılmıştır. Konferans, aşağıdaki hususları; Memnuniyetle karşılar ve dikkate alır: · 193 sayılı ILO Tavsiyesi’nin, Kooperatiflerin Teşviki üzerindeki olumlu etkisi ve özellikle bunun, Hükümetlerle, dünyaca kabul edilmiş kooperatif değerleri ve ilkelerine uyumlu kooperatiflerin yasal ve politik çerçeveleri konusunda yürütülen diyalogların odaklanmasındaki rolü, · Balkanlarda kooperatif yasama reformları için son 10 yılda harcanan büyük çabalar, · Berlin duvarının yıkılışından bu yana bölgede oluşan işbirliği ile kooperatif yenilenmesi ve rönesansı, · Kooperatiflerin daha adil bir küresel Pazar yaratarak, işbirliğini yeni ekonomik ve sosyal etkinlik alanlarına taşıyan belirgin girişim modelleri olarak bu potansiyelin, Hükümetlerce giderek daha yaygın biçimde tanınması, · Avrupa’da bulunan kooperatif kuruluşlarının teşvik edilmeleri ile ilgili olan ve kooperatiflerin ekonominin önemli bir parçası olarak teşvik edilmeleri gerektiğini yeniden vurgulayan AB komisyonu Bildirisinin konferansta temsil edilen ülkeler için önemi, · Kooperatiflerin, daha mükemmel bir barış perspektifi yaratarak sivil toplumun gelişmesine ve demokratik hakların evrimine katkısı, Tanır: · Kooperatiflerin, dünyaca kabul edilmiş bir değerler ve ilkeler dizisi tarafından yönlendirilen, üyelerince sahip olunan, kullanılan ve kontrol edilen girişimler olarak, eşi bulunmayan karakteristiklerinin korunma ve muhafazası gereksinimini, · Kooperatiflerin, çağdaş iş dünyasının gereksinimlerine, özellikle de sermayeye, özelliklerinin gücünü zayıflatmayan veya tahrip etmeyen biçimlerde gelişmelerine olanak tanıyacak şekilde uyum sağlamalarının gereğini, · Kooperatiflerin özellikle, ekonominin yeni sektörlerinde yenilikçi kooperatif girişimleri başlatmak üzere birlikte nasıl çalışacaklarını keşfetme gereksinimini, · Kooperatiflerin kayıt dışı ekonomiyi, yasaların koruması altındaki çalışma ve teşebbüsler haline dönüştürmedeki rolünü. Çağrıda bulunur: Kooperatif Organizasyonlarına
· Kendi faaliyetlerinde kooperatif değerlerini ve ilkelerini hayata geçirdiklerinden, kısacası söyledikleriyle yaptıklarının tutarlı olduğundan emin olmaya, Kooperatif Zirve Kuruluşlarına
· Yukarıdakileri desteklendirmeye yönelik Hükümet etkinliğini sağlamak üzere organlarla etkili bir diyalog kurmaya yönelik aktif girişimlerde bulunmaya, · Reform sürecini etkileme amacıyla, Avrupa bölgesinde mevcut en iyi yasama uygulamalarını kullanmaya, · Özellikle gençler olmak üzere, daha geniş kitlelerin kooperatif modelin başarı, boyut ve potansiyellerini öğrenmelerine ve ekonomik sermaye yanında toplumsal sermayeye katkısını öğrenmelerine olanak sağlamak üzere kooperatiflerin erişim ve görünürlüklerini geliştirmek üzere üye organizasyonlarıyla birlikte çalışmaya, Diler: ILO, ICA Europe ve Gelişme Ortaklarından;
· Konferansa katılanlar tarafından açıklanan hususların hükümetlere sunumu. Hükümetlerden
· Kooperatiflerin bağımsızlık ve özerkliklerini yukarıda sözü edilen uluslar arası enstrümanlarla uygun olarak sağlamaya. Kooperatifler, devamlı hükümet müdahalesine maruz bırakılmamalıdırlar. · Belirlenmiş bir tescil makamınca yürütülecek basit bir prosedür sağlanması için, kooperatiflerin şirketleştirilmesine yönelik faaliyet prosedürlerini gözden geçirmeye. Tescil yalnızca tüzel bir kişilik kazandırmakla kalmamalı, bunun yanında uygulamanın, bir kişiliğin kooperatif tüzüğüyle uygunluğunu da garanti altına almalıdır. Kooperatifler uygun olmadıkları sürece tescil edilmemelidirler. · Kooperatiflerin, kooperatif üyelerine ve üçüncü şahıslara Finansal tutarlılık, güvenirlik ve şeffaflık açısından güven sağlayacak bir dış denetime tabi olmalarını güvenceye almaya. · ILO, ICA Avrupa ve Gelişim Ortakları tarafından belirtilen hususları göz önüne almak. 27 Kasım 2004
ICA Avrupa Bölge Başkanı Sayın
Pauline Green'in
Sn. Muammer Niksarlı
10.01.2005 Sayın Bay Niksarlı
ICA Avrupa Bölgesi ve ILO Ankara Ofisi ile birlikte ev sahipliği yapmış olduğunuz konferanstan sonra,bu kadar mükemmel bir ev sahibi olmanızdan dolayı sizi kutlamak ve Türk ekonomisinde kooperatif girişimciliğini geliştirmek için harcadığı çabalardan dolayı Türk kooperatifçilik hareketini kutlamak için bu yazıyı yazdım. Tüm katılımcılardan doldurmalarını istediğimiz soru formları ile ilgili olan ve/veya toplantı sırasında ortaya çıkan sonuçları gözden geçirmek için biraz zaman harcadıktan sonra size yazarak Türk kooperatifleri için potansiyel olarak gördüğüm üç temel hususu belirtmenin yararlı olabileceğini düşündüm. Birinci olarak, Türk kooperatiflerinin Türk ekonomisindeki diğer kuruluşlarla eşit seviyede faaliyet gösteremedikleri aşikardır. Örneğin Türk özel limited şirketlerinin tutarlı ve dağınık olmayan tek bir kanun faaliyet gösterdiklerini ve bu nedenle kuruluşlarının basit olduğunu, faaliyetlerinin nispeten şeffaf olduğunu ve kendileri ile işbirliği yapan diğer şirketler ve ortakları tarafından kolaylıkla anlaşılır olduklarını gördüm. Bunun yanı sıra, kooperatifler daha çok sektör bazında olan çok çeşitli kanunlara tabidirler. Bu durum ekonominin birden fazla sektöründe faaliyet göstermek isteyen kooperatif kuruluşları için karmaşık, masraflı ve kısıtlayıcıdır. Bu durum aynı zamanda esnekliği ve yenilikçiliği yok etmekte ve bu konuda Avrupa’nın diğer yerlerindeki tecrübeler, sektörlerin birlikte çalışmasını teşvik etmenin, kamu hizmeti sağlama, toplumun yeniden canlandırılması ve faal ve sorumlu vatandaşlık konularında yeni çözümler getirme açısından büyük başarı sağladığını göstermektedir. Avrupa Birliği, aktif bir kooperatif hareketinin gelecekteki Avrupa Ekonomisinde önemli ve çok yararlı bir rol oynayacağını düşündüğü için, Avrupa Birliğine girmek için görüşmeler yapmadan önce bu konuyu ciddi bir şekilde ele almasının Türkiye’nin çıkarları açısından çok yararlı olacağı görüşündeyim. Açıkçası bu durumu gerçekleştirmek
istediğiniz takdirde bu konuyu hükümetinizle birlikte ele almanız gerekmektedir.
Bu konuda uluslararası kooperatif deneyimlerine dayalı en iyi uygulama
örneklerini elde etmek istediğiniz, takdirde ve ayrıca kooperatifler konusunda
hukuki danışmanlık ve diğer konularda ICA Avrupa size yardımcı olmaktan
mutluluk duyacaktır.
Bu durumun önemini basit bir örnekle gösterebilirim. Bir şirketin kooperatif yapısı ile ilgili herhangi bir kontrol yapılmadığı takdirde, yasal olarak kooperatiflerin sosyal içerikleri nedeniyle var olan herhangi bir vergi avantajından veya yasal muafiyetlerden yararlanmak isteyen herhangi bir şahıs grubu, yapacakları işin kooperatif esaslı olup olmadığına bakmaksızın kooperatif olarak kayıt olmak isteyebilirler. Hiç şüphesiz ki, bunun en büyük tehlikesi, vicdansız işletmecilerin ortaklarına yarar sağlamak yerine onları dolandırmalarını sağlayacak işleri kurmalarının kolay olması ve bu nedenle tüm kooperatiflerin kötü şöhret sahibi olmalarına yol açılmasıdır. Türkiye’de ICA’nın bir üyesi olarak Türk Milli Kurulunun, kooperatif türü işletme modelinin Türkiye’de savunulmasının ve teşvik edilmesinin sağlanması konusundaki sorumluluğunun bilincinde olduğunu biliyorum. Mevcut tescil uygulaması hem sizin açınızdan hem de uluslararası kooperatifçilik hareketi açısından kötü şöhret yaratma riski taşımaktadır. Bu sorunun hükümetiniz tarafından doğru olarak ele alındığına dair yinelenen şüphelerim vardır. Üçüncü olarak, Türkiye’de kooperatifler için devlete bağımlı olmayan bağımsız bir denetim yaptırma zorunluluğunun olmaması konusunda da kaygılarım oluştu.Türk kooperatiflerinin tam olarak otonom ve bağımsız olma konusundaki taahhütlerini yerine getirebilmeleri için bu konunun acilen ele alınması gerekmektedir. Her hükümetin kendi ülkesindeki ticari kuruluşlar üzerinde üstlendiği bir rolün olduğu açıktır. Bu genellikle mevzuat yoluyla ve şirket kuruluş yöntemi yoluyla olur. Hükümetin denetim işine karışması, kumanda altındaki ekonomilerden gelen birkaç ülke dışında Avrupa’da çok yadırganan bir durumdur. Bağımsız bir dış denetim, iyi yönetilen ve sağlıklı bir işletme için şeffaf ve mali açıdan sağlam olduğu konusunda üyelerine ve bankalar ve kredi kuruluşları gibi üçüncü şahıslara güven vermek açısından son derece önemlidir. Güvenilir olma şirketlerin olduğu kadar kooperatiflerin de yararına olan bir konudur. Bu konuyu hükümetinize götürebildiğiniz takdirde, bunu gerçekleştirmeniz konusunda iyi tavsiyeler alabileceğinizi düşünüyorum.. Yukarıda belirtilen hususları, Türk kooperatifleri için yapmakta olduğunuz mükemmel işleri destekleyen ve hayranlık duyan bir tutumla yazdım. Yararlı bulacağınızı umarım ayrıca benim veya ICA Avrupa’nın yardımcı olabileceğimiz herhangi bir durumda lütfen bizimle temasa geçmekte tereddüt etmeyiniz. Sizden haber almayı bekliyorum. Bu vesile ile en iyi dileklerimi sunarım. Saygılarımla
|