09-12 MART 2006 MANAVGAT/ANTALYA KONGRESİ

KONUŞMA METİNLERİ ...

 

MEHMET VEHBİ GÜNAN


KIYMETLİ MİSAFİRLER,
KOOPERATİFÇİLİĞE EMEK VEREN ÜLKEMİZİN GÜZEL İNSANLARI, KOOPERATİFÇİ DOSTLARIMIZ,
SİZLERİ ŞAHSIM VE SANAYİ VE TİCARET BAKANLIĞIMIZ ADINA SAYGI İLE SELAMLIYORUM.

Konuşmamda ülkemiz kooperatifçiliğinin içinde bulunduğu durum ile ilgili bazı tespitler ve yorumlar yaptıktan sonra, bakanlığımızca yapılan çalışmalardan söz edeceğim.

Hepinizin bildiği gibi, içinde bulunduğumuz yıllar, tüm dünyada ve ülkemizde büyük yapısal değişim ve dönüşümlerin yaşandığı yıllardır. Dünyada 1990'lı yılların başından itibaren oldukça hızlanan teknolojik gelişmeler, ekonomik ve sosyal yapıları etkilemektedir. Artan rekabet ortamında her türlü kurum ve kuruluş yeniden yapılanmakta, yirmibirinci yüzyıl için hazırlanmak, kendini yenilemek ihtiyacını hissetmektedir.

Bütün ekonomik aktörlerin yapısal değişim geçirdiği böyle bir ortamda kooperatifçiliğin sorunlarının ve kooperatifçilik sistemimizin bu koşullara göre gözden geçirilmesi, aksayan yönlerin bir an önce düzeltilmesi ihtiyacı bulunmaktadır.

DEĞERLİ KOOPERATİFÇİLER,
Kooperatifçiliğimizin yıllardan beri süregelen ve kronikleşmiş sorunları olduğu bilinmektedir. Denetim, mevzuat, eğitim, uygun örgütlenme ve finansman şeklinde anabaşlıklara ayrılabilen bu sorunların yıllar boyunca dile getirilmesine rağmen, çözümleri yolunda bir türlü mesafe alınamamaktadır.
Bugün artık, tarımdaki değişim ve dönüşüm süreci, konut sektöründe mortgage sisteminin gündeme gelmesi, ulaştırma sektöründeki değişimler, finans sektöründe uluslararası kriterlerin uygulamaya konulması gibi gelişmelerle birlikte kooperatifçiliğimizin bu sorunlarının hızla çözülmesi zorunlu hale gelmiştir. Bu nedenle sorunlara ve çözüm yollarına daha farklı yaklaşımlar getirilmesi gerektiği ortaya çıkmıştır.
Kooperatifçiliğin üzerinde önemli bir sosyal sorumluluk misyonu bulunmaktadır. Bu misyonun ifa edilebilmesi için, daha hızlı, değişime kolay adapte olabilen, yoğun rekabet karşısında zora düşmeyen bir yapısal değişime ihtiyaç bulunmaktadır. Aslında kooperatifçiliğimizin sorunlarını birarada değerlendirmenin ve içiçe girmiş olan bu sorunların toplu bir süreç olarak ele alınarak çözüm aranmasının daha doğru bir yaklaşım olduğuna inanıyoruz.

DEĞERLİ KATILIMCILAR
Kooperatiflerimiz türlerine göre; tarım, inşaat, tüketim, ulaşım gibi çok çeşitli alanlarda faaliyette bulunmakta olup, sadece kooperatifçilik hususunda değil, içerisinde bulundukları sektörle ilgili olarak da bir takım sorunlarla karşılaşabilmektedirler.
Bu sorunların temeline inildiğinde, kooperatiflerin kamuoyuna anlatılmasından önce, kooperatifçiliği birbirimize de çok iyi anlatamadığımızı, ayrıca kooperatifler olarak ciddi bir güven sorunu yaşadığımızı kabul etmek gerekir.

Bu arada yapı kooperatiflerinde parasal konulara ilişkin şikayet ve iddialar da oldukça fazladır. Bu durum, güven sorununun birim kooperatiflerin kendi bünyelerinde de yaşandığını göstermektedir.

Kooperatiflerde güvenin artırılması için, güven unsurunu çok iyi yakalamış başka müesseseleri ve diğer ülkelerdeki uygulamaları da inceleyerek düşünce ve çalışmalarımızı değerlendirmemiz, netice olarak da kendi bünyemize olduğu kadar dünyadaki yapısal değişime de uygun bir yapılanma içine girmemiz gerekmektedir.

Nitekim, üzerinde görüş birliğine varılan "uluslararası kurumsal yönetim ilkeleri" de ticari bir kuruluşta en önemli unsurun ortak-kurum ilişkilerindeki "açıklık ve güven" olduğu gerçeğinden hareketle düzenlenmiştir.

Bakanlık olarak biz, bu güven unsurunun tesisi amacıyla kooperatifler kanununun ilk etaptaki değişikliği için bir çalışma yaptık. Ancak 1163 sayılı kooperatifler kanununun uygulaması tarım ve köyişleri bakanlığımızın görev ve yetki alanına da girdiği için, takdir edersiniz ki çalışmayı kamuoyunun önüne getirmeden evvel iki bakanlık arasında belirli bir müzakerenin yapılması gerekiyordu.

Ancak, bu çalışmalara başlanmadan önce her iki bakanlık da görev ve yetki alanlarına giren kooperatif üst kuruluşlarının ve akademik çevrelerin görüşlerine başvurmuş, yapılan kanun değişikliği çalışmasında da öncelikle bu görüşler göz önünde bulundurulmuştur.

DEĞERLİ ARKADAŞLAR,
Sizlere kısaca kanun değişikliği çalışmalarında getirmeyi düşündüğümüz yeni düzenlemeleri aktarmak istiyorum.

-kooperatiflerin ekonomik verimliliklerinin artırılması ve bazı kooperatif türlerinde yaşanan sorunlara çözüm getirmek amacıyla kooperatif türlerine göre kuruluşta gereken en az ortak sayısı ile ortaklık nitelik ve şartlarının ilgili bakanlıkça belirlenmesi öngörülmüştür.

-devletin daha çok, düzenleyici ve denetleyici fonksiyonlara sahip olması, bu amaçla üst birliklerin daha etkin ve güçlü hale getirilerek sivil toplum kuruluşlarının yönetimde etkinliklerinin artırılması, ekonomik hayatın etkin ve hızlı bir biçimde yürümesi için bürokratik engellerin kaldırılması, gereksiz ve maliyeti artırıcı bürokrasinin azaltılması amacıyla, kooperatiflerin kuruluş işlemlerinde bakanlığın izni kaldırılmaktadır. Bu hususlarla ilgili genel düzenlemeler ise ilgili bakanlığa bırakılmaktadır.

-ortaklık işlemlerinin basitleştirilmesi, tebligat hükümleri, çıkma ve çıkarılma işlemlerinde prosedürün ve sürelerin azaltılması ve söz konusu işlemlerle ilgili belirsizliklerin giderilmesi gibi amaçlarla 1163 sayılı kanunun çeşitli hükümlerinde yeni düzenlemeler tasarlanmıştır.

- bu düzenlemelerle bir yandan kooperatiflerin ve kooperatif ortaklarının mağduriyetlerinin önlenmesi amaçlanırken, bir yandan da toplumda kooperatiflere yönelik güven sağlanmak istenmektedir.

-genel kurul toplantısının bizzat ortaklarca toplanması usulü kolaylaştırılırken, temsille ilgili kısıtlamalar da kaldırılmaktadır. Ayrıca bu gibi işlemlerde prosedür azaltılırken, kayyım uygulaması öngörülerek kooperatifin organsızlık nedeniyle işlemlerini yürütememesinin önüne geçilmesi düşünülmüştür.
- üst kuruluşların denetim yetkisinin etkinleştirilmesi ve kooperatiflerdeki üst örgütlenmelerin güçlendirilmesi amacıyla yeni düzenlemeler yapılmakta, bu amaçla üst kuruluşlara, belki de gelecekteki yetki devirlerine ön hazırlık anlamına gelebilecek yetki ve görevler verilirken, yapılacak denetimlerde kooperatiflere de bazı yaptırımlar getirilmektedir.

- kooperatif ortaklarının inceleme yapma ve yaptırma hakları güçlendirilmektedir. Kooperatiflerin etkin ve çağdaş bir şekilde denetlenmesi ve güvenilirliğinin artması amacıyla bağımsız denetçilerle ilgili düzenlemeler yapılmaktadır. Öz denetime, bağımsız denetime ve üst kuruluşlarca yapılan denetime ağırlık verilirken, söz konusu denetim yollarının işletilebilmesi için güvenceler ve yaptırımlar getirilmektedir.
Bu düzenlemelerin etkinliğini artırmak, ortakların bilinçli olarak karar alması ve öz denetimin güçlendirilmesi amacıyla; örneğin bağımsız denetçilerce düzenlenen raporlar genel kurulda açıkça görüşülmedikçe yönetim ve denetim kurullarının ibra edilmiş sayılmayacağı gibi hükümler getirilmektedir.

Bazı fonların tasfiyesi hakkında kanun ile avukatlık kanununda kooperatiflere getirilen mali yüklerin ortadan kaldırılması hedeflenmektedir.

DEĞERLİ KOOPERATİFÇİLER

-Halen ülkemizde, kurulduğu halde faaliyet göstermeyen, bu sebeple de tasfiye edilmeyi bekleyen çok sayıda kooperatif bulunmaktadır. Bu tür kooperatiflerin çoğu genel kurul toplantısını bile yapamamaktadır. Bu nedenle faal olmayan kooperatiflerin bir an önce tasfiye edilmelerini sağlayan bir düzenleme hazırlığı da bulunmaktadır.
-1163 sayılı kanunda gerçekleştirilecek düzenlemelerin günün değişen koşullarına kolayca adapte edilebilmesi amacıyla çoğu konudaki düzenlemenin yönetmeliklerle yapılması uygun görülmektedir.
-kooperatiflerde uyuşmazlığa neden olan konuların başında ortaklık ilişkileri gelmektedir. Bu nedenle, kooperatif ortakları ile kooperatifler arasında, kanunun uygulanmasından doğan uyuşmazlıkların çözümünü hızlandırmak ve kolaylaştırmak, mahkemelerin dava yükünü azaltmak, işlem ve itirazların en hızlı biçimde sonuçlandırılması amaçlarıyla "kooperatif sorunları hakem heyeti" kurulması öngörülmüştür.

DEĞERLİ KOOPERATİFÇİLER,
SAYGIDEĞER KATILIMCILAR,
Kooperatiflerimizin ve kooperatiflerden sorumlu olan kuruluşların çağın değişim ve gelişimini yakalayabilmesinin yegane yolu bilgidir: teknolojiyi tanımalıyız, koperatiflerin faaliyet gösterdiği alanlardaki diğer aktörleri tanımalıyız, dünyayı tanımalıyız, ama her şeyden önce kendimizi tanımalıyız.

Bakanlık olarak, bu anlayış içerisinde kooperatif bilgi sistemi projesini başlattık. Bu proje için gerekli yasal alt yapıya 1163 sayılı kanun taslağında yer verilmektedir.

Bu proje, öncelikle kooperatifçilik sektörü olarak kendi kendimizi tanımamıza ve kooperatiflerin ülkemize olan büyük katkılarını ortaya koymamıza vesile olacaktır. Daha sonra ise kooperatifçilikle ilgili olarak uzun vadeli, genel ve sektörel politikalar üretme fırsatı elde edilecektir.

DEĞERLİ KOOPERATİFÇİLER

Hepinizin bildiği gibi mevcut kooperatifler kanunumuz uluslararası kooperatifçilik ilkelerine çoğunlukla uygun hükümler taşımaktadır. Bu nedenle koopeatifçilik ile ilgili olarak çok geniş bir uyum çalışmasına ihtiyaç olmadığı düşünülmektedir.

Öte yandan, tarım ve kırsal kalkınma alanındaki tarama sürecinde, kooperatiflerimizin tecrübe ve birikimlerini taşımak üzere, çalışmalara bakanlık olarak biz de katıldık.

Özellikle zeytin ve zeytin yağı, pamuk, yağlı tohumlar ve ipek böcekçiliği konularında aktif görev aldık. Gerek ab müzakereleri sürecinde edindiğimiz bilgi ve deneyimleri gerekse ab sürecinde yaşanan değişimleri kooperatifçilik alanına bir vizyon olarak yansıtmamız gerektiğini düşünüyoruz.
Bu nedenle, değişen ve zorlaşan ekonomik hayatta kooperatifçiliğin bundan sonra - bilinen misyonu dışında - kurumsal yönetim ilkelerini esas almak kaydıyla daha başka hangi görevleri yüklenebileceği konusunda, biraz da sektörel bakış açıları geliştirerek neler yapmamız gerektiğini tartışmamız gerekir.

Bundan böyle daha fazla bir araya gelmemiz ve birlikte fikirler ve çözüm yolları geliştirmemiz gerektiğini düşünüyoruz.

Bu amaçla, bu yıl öncelikle merkez birliklerimizle tek tek istişare toplantıları yapacağız. Daha sonra ise, Türkiye Milli Kooperatifler Birliği ile Tarım ve Köyişleri Bakanlığımızın aktif katılımıyla kooperatifçilik danışma kurulumuzu toplamayı hedefliyoruz. Bu toplantıdan çıkacak kararların "geçiş sürecinde olduğunu düşündüğümüz kooperatifçiliğimizin" geleceğine yön vereceğini de düşünmekteyiz.

DEĞERLİ KATILIMCILAR,

Sonuç olarak şunu söylemek istiyorum ki, uzun yılların birikimi olarak gelir dağılımının büyük ölçüde bozulduğu ve acilen sosyo-ekonomik politikaların yürürlüğe konulmasına ihtiyaç duyulduğu günümüzde, kooperatifçiliğimizi yeniden ele alıp yapılandırmamız, bu harekete hız kazandırmamız hayati önem taşımaktadır. Bu aşamada ilgili her kesim ve kooperatifçiliğe gönül vermiş herkes gerekli desteği vermeli, yeni açılımlar sağlanmalıdır.


konuşmamı bitirirken çalışmalarımızın başarılı geçmesi dileğiyle şahsım ve bakanlığım adına saygılar sunuyorum.




 

 
 


 




©Türkiye Milli Kooperatifler Birliği 2005. 
Her Hakkı Saklıdır.