|
MEHMET VEHBİ GÜNAN
KIYMETLİ MİSAFİRLER,
KOOPERATİFÇİLİĞE EMEK VEREN ÜLKEMİZİN GÜZEL İNSANLARI, KOOPERATİFÇİ
DOSTLARIMIZ,
SİZLERİ ŞAHSIM VE SANAYİ VE TİCARET BAKANLIĞIMIZ ADINA SAYGI İLE
SELAMLIYORUM.
Konuşmamda ülkemiz kooperatifçiliğinin içinde bulunduğu durum ile
ilgili bazı tespitler ve yorumlar yaptıktan sonra, bakanlığımızca
yapılan çalışmalardan söz edeceğim.
Hepinizin bildiği gibi, içinde bulunduğumuz yıllar, tüm dünyada
ve ülkemizde büyük yapısal değişim ve dönüşümlerin yaşandığı yıllardır.
Dünyada 1990'lı yılların başından itibaren oldukça hızlanan teknolojik
gelişmeler, ekonomik ve sosyal yapıları etkilemektedir. Artan rekabet
ortamında her türlü kurum ve kuruluş yeniden yapılanmakta, yirmibirinci
yüzyıl için hazırlanmak, kendini yenilemek ihtiyacını hissetmektedir.
Bütün ekonomik aktörlerin yapısal değişim geçirdiği böyle bir ortamda
kooperatifçiliğin sorunlarının ve kooperatifçilik sistemimizin bu
koşullara göre gözden geçirilmesi, aksayan yönlerin bir an önce
düzeltilmesi ihtiyacı bulunmaktadır.
DEĞERLİ KOOPERATİFÇİLER,
Kooperatifçiliğimizin yıllardan beri süregelen ve kronikleşmiş sorunları
olduğu bilinmektedir. Denetim, mevzuat, eğitim, uygun örgütlenme
ve finansman şeklinde anabaşlıklara ayrılabilen bu sorunların yıllar
boyunca dile getirilmesine rağmen, çözümleri yolunda bir türlü mesafe
alınamamaktadır.
Bugün artık, tarımdaki değişim ve dönüşüm süreci, konut sektöründe
mortgage sisteminin gündeme gelmesi, ulaştırma sektöründeki değişimler,
finans sektöründe uluslararası kriterlerin uygulamaya konulması
gibi gelişmelerle birlikte kooperatifçiliğimizin bu sorunlarının
hızla çözülmesi zorunlu hale gelmiştir. Bu nedenle sorunlara ve
çözüm yollarına daha farklı yaklaşımlar getirilmesi gerektiği ortaya
çıkmıştır.
Kooperatifçiliğin üzerinde önemli bir sosyal sorumluluk misyonu
bulunmaktadır. Bu misyonun ifa edilebilmesi için, daha hızlı, değişime
kolay adapte olabilen, yoğun rekabet karşısında zora düşmeyen bir
yapısal değişime ihtiyaç bulunmaktadır. Aslında kooperatifçiliğimizin
sorunlarını birarada değerlendirmenin ve içiçe girmiş olan bu sorunların
toplu bir süreç olarak ele alınarak çözüm aranmasının daha doğru
bir yaklaşım olduğuna inanıyoruz.
DEĞERLİ KATILIMCILAR
Kooperatiflerimiz türlerine göre; tarım, inşaat, tüketim, ulaşım
gibi çok çeşitli alanlarda faaliyette bulunmakta olup, sadece kooperatifçilik
hususunda değil, içerisinde bulundukları sektörle ilgili olarak
da bir takım sorunlarla karşılaşabilmektedirler.
Bu sorunların temeline inildiğinde, kooperatiflerin kamuoyuna anlatılmasından
önce, kooperatifçiliği birbirimize de çok iyi anlatamadığımızı,
ayrıca kooperatifler olarak ciddi bir güven sorunu yaşadığımızı
kabul etmek gerekir.
Bu arada yapı kooperatiflerinde parasal konulara ilişkin şikayet
ve iddialar da oldukça fazladır. Bu durum, güven sorununun birim
kooperatiflerin kendi bünyelerinde de yaşandığını göstermektedir.
Kooperatiflerde güvenin artırılması için, güven unsurunu çok iyi
yakalamış başka müesseseleri ve diğer ülkelerdeki uygulamaları da
inceleyerek düşünce ve çalışmalarımızı değerlendirmemiz, netice
olarak da kendi bünyemize olduğu kadar dünyadaki yapısal değişime
de uygun bir yapılanma içine girmemiz gerekmektedir.
Nitekim, üzerinde görüş birliğine varılan "uluslararası kurumsal
yönetim ilkeleri" de ticari bir kuruluşta en önemli unsurun
ortak-kurum ilişkilerindeki "açıklık ve güven" olduğu
gerçeğinden hareketle düzenlenmiştir.
Bakanlık olarak biz, bu güven unsurunun tesisi amacıyla kooperatifler
kanununun ilk etaptaki değişikliği için bir çalışma yaptık. Ancak
1163 sayılı kooperatifler kanununun uygulaması tarım ve köyişleri
bakanlığımızın görev ve yetki alanına da girdiği için, takdir edersiniz
ki çalışmayı kamuoyunun önüne getirmeden evvel iki bakanlık arasında
belirli bir müzakerenin yapılması gerekiyordu.
Ancak, bu çalışmalara başlanmadan önce her iki bakanlık da görev
ve yetki alanlarına giren kooperatif üst kuruluşlarının ve akademik
çevrelerin görüşlerine başvurmuş, yapılan kanun değişikliği çalışmasında
da öncelikle bu görüşler göz önünde bulundurulmuştur.
DEĞERLİ ARKADAŞLAR,
Sizlere kısaca kanun değişikliği çalışmalarında getirmeyi düşündüğümüz
yeni düzenlemeleri aktarmak istiyorum.
-kooperatiflerin ekonomik verimliliklerinin artırılması ve bazı
kooperatif türlerinde yaşanan sorunlara çözüm getirmek amacıyla
kooperatif türlerine göre kuruluşta gereken en az ortak sayısı ile
ortaklık nitelik ve şartlarının ilgili bakanlıkça belirlenmesi öngörülmüştür.
-devletin daha çok, düzenleyici ve denetleyici fonksiyonlara sahip
olması, bu amaçla üst birliklerin daha etkin ve güçlü hale getirilerek
sivil toplum kuruluşlarının yönetimde etkinliklerinin artırılması,
ekonomik hayatın etkin ve hızlı bir biçimde yürümesi için bürokratik
engellerin kaldırılması, gereksiz ve maliyeti artırıcı bürokrasinin
azaltılması amacıyla, kooperatiflerin kuruluş işlemlerinde bakanlığın
izni kaldırılmaktadır. Bu hususlarla ilgili genel düzenlemeler ise
ilgili bakanlığa bırakılmaktadır.
-ortaklık işlemlerinin basitleştirilmesi, tebligat hükümleri, çıkma
ve çıkarılma işlemlerinde prosedürün ve sürelerin azaltılması ve
söz konusu işlemlerle ilgili belirsizliklerin giderilmesi gibi amaçlarla
1163 sayılı kanunun çeşitli hükümlerinde yeni düzenlemeler tasarlanmıştır.
- bu düzenlemelerle bir yandan kooperatiflerin ve kooperatif ortaklarının
mağduriyetlerinin önlenmesi amaçlanırken, bir yandan da toplumda
kooperatiflere yönelik güven sağlanmak istenmektedir.
-genel kurul toplantısının bizzat ortaklarca toplanması usulü kolaylaştırılırken,
temsille ilgili kısıtlamalar da kaldırılmaktadır. Ayrıca bu gibi
işlemlerde prosedür azaltılırken, kayyım uygulaması öngörülerek
kooperatifin organsızlık nedeniyle işlemlerini yürütememesinin önüne
geçilmesi düşünülmüştür.
- üst kuruluşların denetim yetkisinin etkinleştirilmesi ve kooperatiflerdeki
üst örgütlenmelerin güçlendirilmesi amacıyla yeni düzenlemeler yapılmakta,
bu amaçla üst kuruluşlara, belki de gelecekteki yetki devirlerine
ön hazırlık anlamına gelebilecek yetki ve görevler verilirken, yapılacak
denetimlerde kooperatiflere de bazı yaptırımlar getirilmektedir.
- kooperatif ortaklarının inceleme yapma ve yaptırma hakları güçlendirilmektedir.
Kooperatiflerin etkin ve çağdaş bir şekilde denetlenmesi ve güvenilirliğinin
artması amacıyla bağımsız denetçilerle ilgili düzenlemeler yapılmaktadır.
Öz denetime, bağımsız denetime ve üst kuruluşlarca yapılan denetime
ağırlık verilirken, söz konusu denetim yollarının işletilebilmesi
için güvenceler ve yaptırımlar getirilmektedir.
Bu düzenlemelerin etkinliğini artırmak, ortakların bilinçli olarak
karar alması ve öz denetimin güçlendirilmesi amacıyla; örneğin bağımsız
denetçilerce düzenlenen raporlar genel kurulda açıkça görüşülmedikçe
yönetim ve denetim kurullarının ibra edilmiş sayılmayacağı gibi
hükümler getirilmektedir.
Bazı fonların tasfiyesi hakkında kanun ile avukatlık kanununda
kooperatiflere getirilen mali yüklerin ortadan kaldırılması hedeflenmektedir.
DEĞERLİ KOOPERATİFÇİLER
-Halen ülkemizde, kurulduğu halde faaliyet göstermeyen, bu sebeple
de tasfiye edilmeyi bekleyen çok sayıda kooperatif bulunmaktadır.
Bu tür kooperatiflerin çoğu genel kurul toplantısını bile yapamamaktadır.
Bu nedenle faal olmayan kooperatiflerin bir an önce tasfiye edilmelerini
sağlayan bir düzenleme hazırlığı da bulunmaktadır.
-1163 sayılı kanunda gerçekleştirilecek düzenlemelerin günün değişen
koşullarına kolayca adapte edilebilmesi amacıyla çoğu konudaki düzenlemenin
yönetmeliklerle yapılması uygun görülmektedir.
-kooperatiflerde uyuşmazlığa neden olan konuların başında ortaklık
ilişkileri gelmektedir. Bu nedenle, kooperatif ortakları ile kooperatifler
arasında, kanunun uygulanmasından doğan uyuşmazlıkların çözümünü
hızlandırmak ve kolaylaştırmak, mahkemelerin dava yükünü azaltmak,
işlem ve itirazların en hızlı biçimde sonuçlandırılması amaçlarıyla
"kooperatif sorunları hakem heyeti" kurulması öngörülmüştür.
DEĞERLİ KOOPERATİFÇİLER,
SAYGIDEĞER KATILIMCILAR,
Kooperatiflerimizin ve kooperatiflerden sorumlu olan kuruluşların
çağın değişim ve gelişimini yakalayabilmesinin yegane yolu bilgidir:
teknolojiyi tanımalıyız, koperatiflerin faaliyet gösterdiği alanlardaki
diğer aktörleri tanımalıyız, dünyayı tanımalıyız, ama her şeyden
önce kendimizi tanımalıyız.
Bakanlık olarak, bu anlayış içerisinde kooperatif bilgi sistemi
projesini başlattık. Bu proje için gerekli yasal alt yapıya 1163
sayılı kanun taslağında yer verilmektedir.
Bu proje, öncelikle kooperatifçilik sektörü olarak kendi kendimizi
tanımamıza ve kooperatiflerin ülkemize olan büyük katkılarını ortaya
koymamıza vesile olacaktır. Daha sonra ise kooperatifçilikle ilgili
olarak uzun vadeli, genel ve sektörel politikalar üretme fırsatı
elde edilecektir.
DEĞERLİ KOOPERATİFÇİLER
Hepinizin bildiği gibi mevcut kooperatifler kanunumuz uluslararası
kooperatifçilik ilkelerine çoğunlukla uygun hükümler taşımaktadır.
Bu nedenle koopeatifçilik ile ilgili olarak çok geniş bir uyum çalışmasına
ihtiyaç olmadığı düşünülmektedir.
Öte yandan, tarım ve kırsal kalkınma alanındaki tarama sürecinde,
kooperatiflerimizin tecrübe ve birikimlerini taşımak üzere, çalışmalara
bakanlık olarak biz de katıldık.
Özellikle zeytin ve zeytin yağı, pamuk, yağlı tohumlar ve ipek
böcekçiliği konularında aktif görev aldık. Gerek ab müzakereleri
sürecinde edindiğimiz bilgi ve deneyimleri gerekse ab sürecinde
yaşanan değişimleri kooperatifçilik alanına bir vizyon olarak yansıtmamız
gerektiğini düşünüyoruz.
Bu nedenle, değişen ve zorlaşan ekonomik hayatta kooperatifçiliğin
bundan sonra - bilinen misyonu dışında - kurumsal yönetim ilkelerini
esas almak kaydıyla daha başka hangi görevleri yüklenebileceği konusunda,
biraz da sektörel bakış açıları geliştirerek neler yapmamız gerektiğini
tartışmamız gerekir.
Bundan böyle daha fazla bir araya gelmemiz ve birlikte fikirler
ve çözüm yolları geliştirmemiz gerektiğini düşünüyoruz.
Bu amaçla, bu yıl öncelikle merkez birliklerimizle tek tek istişare
toplantıları yapacağız. Daha sonra ise, Türkiye Milli Kooperatifler
Birliği ile Tarım ve Köyişleri Bakanlığımızın aktif katılımıyla
kooperatifçilik danışma kurulumuzu toplamayı hedefliyoruz. Bu toplantıdan
çıkacak kararların "geçiş sürecinde olduğunu düşündüğümüz kooperatifçiliğimizin"
geleceğine yön vereceğini de düşünmekteyiz.
DEĞERLİ KATILIMCILAR,
Sonuç olarak şunu söylemek istiyorum ki, uzun yılların birikimi
olarak gelir dağılımının büyük ölçüde bozulduğu ve acilen sosyo-ekonomik
politikaların yürürlüğe konulmasına ihtiyaç duyulduğu günümüzde,
kooperatifçiliğimizi yeniden ele alıp yapılandırmamız, bu harekete
hız kazandırmamız hayati önem taşımaktadır. Bu aşamada ilgili her
kesim ve kooperatifçiliğe gönül vermiş herkes gerekli desteği vermeli,
yeni açılımlar sağlanmalıdır.
konuşmamı bitirirken çalışmalarımızın başarılı geçmesi dileğiyle
şahsım ve bakanlığım adına saygılar sunuyorum.
|