|
LEVENT İŞERİ
KONUT FİNANSMANINDA YENİ YAKLAŞIMLAR 11/Mart/2006
Manavgat
Sayın Başkan,değerli katılımcılar ,sizleri Kurumum adına saygı
ile selamlıyorum,
Türkiye'de konut finsmanında yeni yaklaşımlardan bahsetmeden önce
SPK Başkan yardımcısı Sayın İbrahim DÖNMEZ Beye verdikleri bilgiler
için teşekkür ederim.
Konut finansmanında ülkemizdeki son yıllardaki gelişmeleri Sayın
konuşmacılarımız özetlemiş olmakla birlikte, Bankacı gözüyle konut
kredilerindeki ve finansmanındaki yeni yaklaşımlara geçmeden önce,
kısaca Türkiye'de Bankalarca bugüne kadar uygulanan kredi modellerinden
bahsedebiliriz. Bu modellere geçmeden önce bir-iki cümle ile Türkiye
konut sektörünün tarihçesinden bahsedilebilir.
TÜRKİYEDE KONUTUN TARİHÇESİ
1923-1950 yılı arasında baktığımızda düşük nüfus artışı ve kentleşme
hızı nedeniyle, bürokrasinin yoğun olarak bulunduğu Ankara dışında
pek bir konut sorunu ve üretimi görülmemektedir.
1950 yılından sonra artan kentleşme ile birlikte konut üretimi
hızlanmış ve ekonomik hayatın zorunluluğundan doğan bir konut talep
ve arz modeli ortaya çıkmıştır. 1958 yılında İmar İskan Bakanlığı
kurulduktan sonra konut ve kentleşme sorunlarına çözüm üretmek bu
Bakanlığın sorumluluğuna verilmiştir .
1965 yılından sonra yap-satçı üretim ve gecekondu üretimi hız kazanmıştır.
1970'li yıllarda yavaş yavaş toplu konut türü sunum biçimleri ortaya
çıkmaya başlamış ancak, bunlar kurumsallaşamamıştır ve kooperatifler
en önemli konut üreticisi durumuna gelmiştir.
1980'li yıllarda Türkiye'nin yalnızca kentleşme alanında değil,
toplumsal yaşamın her alanında da dönüşüm yaşadığı yıllar olmuştur.
Toplu Konut İdaresi'nin kooperatiflere açtığı kredilerin de sayesiyle,
kooperatiflerin üretimden aldığı pay artmıştır. Ayrıca konut üretiminin
kent dışına taşınmasında Emlak Bankası ve Toplu Konut İdaresi uygulamalarının
da etkisi olmuştur. Bu oluşumların sonucu daha büyük kent parçalarının
açılmasını gerektiren toplu konut türü gelişmeler, egemen olmaya
başlamıştır.
Konut Müsteşarlığı tarafından 2000 yılında hazırlanan Konut İhtiyacı
Araştırmasına göre, genel olarak Türkiye'de ev sahipliği oranı %
59,82 olarak bulunmuştur.
KONUT FİNANSMANINDA BANKALARIN ROLÜ 1990-2003
Yukarıdaki konut üğretim modellerinden ve süreçlerinden bahsettiğimiz
dönemlerde Emlakbank gibi konut üretim hedefi olan kamu iradesine
ait kurumlar dışında doğrudan Bankalarca desteklenen bir konut kredisi
finansman modeli baskın olarak kendisini hissettirememiştir. TOKİ
tarafından kooperatiflere kullandırılan kredilere aracılık yapan
Emlak Bank, Vakıfbank, Pamukbank gibi kurumlar da yine TOKİ kaynağını
kooperatiflere kullandırmışlardır.
Bu dönemde TOKİ ve Emlak Bankası tarafından kredilendirilen ve
üretilen projeler ve kooperatifler tarafından öncülüğü yapılan konutlar
dışındaki ağırlıklı konut edinme modeli; evhalklarının kendi birikimlerinin,
yakın çevrelerinden edindikleri (döviz, altın vs..) kısa ve orta
vadeli borçlanmalarla desteklenerek konut alımının sağlanması yönünde
olmuştur. Toplumumuzun konuya gösterdiği hassasiyet de dikkate alındığında
bu modelin bir dönem konut finasmanında bireysel çözümlere öncülük
ettiği ancak, kurumsal olarak uzun vadeli ve sağlıklı bir finansman
modeli oluşturulamadığı gözlenmiştir.
Yine de 1990 lı yıllarla birlikte tamamlanmış konutların el değiştirmesinde
finasman sağlanması amacıyla bireysel kredi enstrümanı olarak Konut
Kredileri'de yer almaya başlamıştır. Ekonomik istikrarın sağlanamadığı,
yüksek enflasyon oranlarına haiz bir ortamda yüksek oranda bir uygulama
olanağı bulunmayan bu yöntem özellikle 1999 ve 2000 yıllarında görece
düşük faizlerin de etkisiyle bir miktar önem kazanmıştır. Ancak
yaşadığımız depremler ve 2001 ekonomik krizinin de etkisiyle düşen
konut talebi ve arzı bu kredilerin kullanım oranını düşürmüştür.
2003 yılı ortalarından itibaren düşen faiz oranları ve ekonomik
istikrarın da etkisiyle konut kredileri bankalar için yeniden önemli
bir enstrüman olarak kullanılmaktadır.
Bu dönemde kullandırılan konut kredilerinin temel özellikleri Bankadan
bankaya değişmekle birlikte, Konut kredisi verirken bankaların aradığı
şartlar temelde aşağıda açıklandığı şekliyle sınıflandırılabilir.
Konutun tamamlanmış olması,
Zemin sağlamlığı,
Bina sağlamlığı,
Binanın yaşı,
Tapu durumu,
İskân izni,
Kaçak kat olup olmadığı,
Gibi konutu ilgilendiren hususların yanında konut satın alan kişinin
kredibilitesi de ayrı bir önem arzetmektedir. Bu tür kredilerde
ağırlıklı olarak konut satış bedelinin %70 kadarı finanse edilmekteydi.
TL ve yabancı para olarak kullandırılan bu tür konut kredilerinde
satışı yapılan konutun ipotek alındığını görmekteyiz. Diğer yandan
Bankanın kendi kaynak yapısına ve varolan ekonomik verilere göre;
-Vade,
-Faiz oranı
-Kredilerden alınan ücret ve komisyonlari,
değişmekteydi.
Türkiye Bankalar Birliği'nin verilerine göre konut kredilerinin
takipteki kısmı, toplam stokun yaklaşık %0,02'sini oluşturmaktadır.
Kredilerdeki temerrüt oranının bu denli düşük olmasının başlıca
iki sebebi vardır: birincisi Türk insanının karakter olarak borcuna
sadık bireylerden oluşması, ikincisi de bankaların müşteri seçiminde
çok dikkatli davranması ve gerekli teminatları almasıdır. Bu yapı
ipoteğe dayalı finansman sisteminin Türkiye'de başarılı olacağının
önemli bir göstergesidir.
YENİ FİNASMAN YAKLAŞIMLARI 2003-GÜNÜMÜZ
Özellikle 2003 yılından itibaren makroekonomik konjoktürdeki değişmeler,
artan istikrar, düşen enflasyon oranı, düşen banka faizleri, bankalarca
sunulan uzun vadeli krediler, mortgage yasasının hazırlanma aşamasında
oluşu, 1999 dan itibaren ertelenen arz ve bunun sonucunda biriken
talep, konutun tekrar iyi bir yatırım olarak görülmeye başlanması
ve TOKİ gibi kamu kurumlarının çeşitli projelerle konut arzına hareketlilik
kazandırmasıyla birlikte Bankalar aracılığı ile konut finanasmanının
sağlanması talepleri hem bireysel hem de kurumsal şekilde artmaya
başlamıştır.
A) KURUMSAL KREDİ TALEPLERİ
Kurumsal proje kredi talepleri konut finansmanı ile hemen herzaman
yan yana gitmiştir. Firmanın kredibilitesinin, teminat değerlerinin
ve piyasadaki gücünün yanında yapılacak projenin satış kabiliyeti
ve kira getirisi gibi muhtemel gelirlerinin değerlendirilmesi suretiyle
firma konut projesinin kredilendirildiği ticari kredi metodudur.
Bankalarca geleneksel olarak bu tür yap-sat işlerine sıcak bakılmamakla
birlikte Firma'nın projesi ve kendi prestiji bu şekilde bir kredilendirmeyi
de mümkün kılmaktadır.
Bu tür bir finansman metodu konut finansman metotları arasında
yaygın olarak yer almayan ve bankalar tarafından pek sıcak bakılmayan
bir kredilendirme yöntemi olup, inşaat sektörü ve konut piyasasındaki
gelişmeler bu şekildeki kredi yöntemlerinin de daha yoğun olarak
kullanılacağına işaret ermektedir.
B) BİREYSEL KREDİ TALEPLERİ
Konut finansman metotları içerisinde en yaygın olarak kullandırılan
ve Bankacılık sektörünün sıcak baktığı kredilerdir.
1-Tamamlanmış Konutun Kredilendirilmesi
Bu kredilendirme yöntemleri halihazırda ve geçmiş dönemde de Bankaların
konut kredileri kullanımına öncülük eden en bilindik ve en fazla
kullanımı olan kredi şekilleridir.
Bu tür kredilerin günümüzde
-Konut satış bedelinin %100'üne kadar kullandırılmaya başlandığı,
-20-30 yıl vadelere ulaşabildiği, (Ülkemizde genelde 7-10 yıl vade
aralıkları tercih edilmektedir. - ABD gibi ülkelerde de uzun vadeler
tercih ediliyor olmakla birlikte 10 yıl gibi sürelerde kapatılmaktadır.)
-Konut yaşı gibi kriterlerin daha esnek olarak değerlendirildiği,
bir kredilendirme ile tahsis edildiği görülmektedir. Her bir Banka
için değişik kredi tahsis kriterleri olmakla birlikte, temelde hanehalkının
ödeyeceği konut kredisi taksit tutarının hanehalkı gelirinin %35-40
arasında bir değerde tutulmasına, gelirinin sürekliliğini sağlayabileceği
varsayılan bir işe sahip olduğuna inanılmasına, geçmiş dönemdeki
kredi ve ödeme alışkanlıklarının olumlu bulunduğu bir moraliteye
sahip olmasına dikkat edilmektedir.
Bu tür kredilerde;
-Ekspertiz ücreti,
-DASK,
-Yaşam Sigortası,
-Kredi kullandırım masrafı gibi ücretlerde genelde tüm bankalar
tarafından talep edilmekte olup yaklaşık olarak kredinin %1-2 si
arasında bir orana tekabül etmektedir. Düşen faiz oranlarının yanında
azalan kar marjları ile birlikte müşterinin krediyi erken kapatması
gibi unsurlara karşı da korunmasız kalan Bankalar için bu tür gelir
kalemleri kredi faiz gelirlerinden daha önemli hale gelmektedir.
2-Tamamlanmamış Konutun Kredilendirilmesi
a) Kişinin Kendi İnşaa Ettiği Konutun Kredilendirilmesi
Kredi talep eden bireyin kendi inşa ettiği ya da taşerona inşa ettirdiği
(Satış Vaadi Sözleşmesi Olmaksızın) ya da her türlü tamamlanmamış
konut ve bağımsız bölümdeki çeşitli onarım, yenileme ve tadilat
işlemlerinin kredilendirilmesi işleminin konut ipotek alınmak suretiyle
konut kredisi kullandırılarak finanse edilmesine dayanmaktadır.
Bu tür kredilerde konutun satışı veya yapımı 3. Bir şahıs tarafından
taahhhüt edilmediğinden, kredi kullandıran Banka krediyi, harcamayı
yapacak olan kişiye doğrudan kullandırmaktadır. Bankalar bu durumda
kişiden bu kredinin inşaat yapım ve onarım gibi işlerde harcanacağına
dair taahhütname almayı tercih ederek, kredinin konut kredisi olarak
değerlendirilmesi ve KKDF muafiyeti uygulanması gerektiğini kanıtlayabilmektedirler.
Bu tür krediler halihazırda yaygın olmamakla birlikte, konutun
değerinin artması ve tekrar iyi bir yatırım aracı olarak görülmesi
nedenleriyle, ileride bu tür kredi taleplerinin yoğunlaşacağı düşünülmektedir.
b) İleride Tamamlanacak Bir Projeden Konut Satın Alınmasının Finanse
Edilmesi
1 - İnşaat Firmaları Tarafından Yapılan Projelerden Konut Satın
Alanların Kredilendirilmesi
Bu tür kredi taleplerinde halihazırda devam eden bir projeden (Proje
değerliği, firma kredibilitesi, bireylerin kredibilitesi gibi unsurlar
göz önüne alınmak suretiyle proje inşaat seviyesi %0-%99 arasında
değişiyor olabilir.) satın alınacak konut için konut kredisi kullandırılmak
suretiyle projenin konut alıcısı üzerinden finanse edilmesi yöntemidir.
Bu tür kredi metotlarında öncelikle proje Banka tarafından değerlendirilir-
TEMİNAT : Bu projelerde yapılması taahhüt edilen ve ileride
tamamlanacak olan bağımsız bölümün (Halihazırda tamamlanmamış olmakla
birilikte kat irtifakı tesis edilmiş olarak konut alıcısı üzerine
tapu tesis edilmektedir.) ipotek alınması en önemli teminat olarak
kendisini göstermektedir. Ancak projenin ve firmanın değerliğine
göre bağımsız bölümün ipotek alınmasının yanında Banka 3.şahsın
kefaletini de talep edebileceği gibi, konut yapımcısı ve satıcı
olan Firmanın da proje tamamlanana kadar geçecek süre içerisinde
ayrıca kefaletini talep edebilmektedir.
KULLANDIRIM : Bu tür krediler konut inşaatının ve yapımının
finanse edilmesi amacıyla kullandırıldıklarından bir dönem içerisinde
Konut Yapımcısı Firma'ya kullandırılmak durumundadırlar.
Kullandırımlar Firma ile Banka arasında hazırlanan sözleşmeye istinaden
gerçekleştirildiklerinden, inşaat aşamasının çeşitli dönemlerinde
kullandırım yapılabilmektedir. Firmanın kredibilitesi ve projenin
işleyişine göre bu tür projelerde Banka kullandırmış olduğu konut
kredisini konut kredisi kullanıcısının virman talimatı ile doğrudan
inşaat yapımcısı Firma tasarrufuna da bırakabilmektedir. Bu tür
kullandırımlar genelde kredibilitesi yüksek ve piyasadaki prestiji
yüksek firmaların yaptığı projelerden konut alımının finansmanın
da gündeme gelmektedir.
Hakedişlerle Kullandırım : Genelde projenin inşaat yapım seviyesinin
düşük olduğu durumlarda, Firma ile Banka arasında imzalanan protokolde
belirtilen pursantaja göre sitüasyon tespitinin yapılması ile birlikte
kademeli olarak kullandırım tercih edilmektedir. Bu tür projelerde
Firma konutların tamamını satmış bile olsa inşaat yapım seviyelerine
paralel olarak, hakedişlerle konut bedellerini tahsil edebilmektedir.
Bu tür kullandırımlarda nasıl bir oranlamanın yapılacağı yine Firma
ve projenin değerlendirilmesi ile ortaya çıktığından, net oranlar
vermek mümkün görülmemektedir. Ancak bu metodun temel amacı konut
alıcısı bireylere kullandırılan konut kredilerinin inşaat yapımcısı
Firma hesabına kademeli kullandırılarak projenin güvenli ve sağlıklı
bire şekilde bitirilmesini sağlamaktır.
Bankalar yukarıda belirtilen projelerde 20 yıl vadeye kadar çıkabilmekte,
Gayrimenkul Yapım, Satış ve Teslim Vaadi Sözleşmesi'nde belirtilen
konut satış bedelinin %90'ına kadar kredi kullandırabilmektedirler.
2 - Konut Yapı Kooperatifi Tamamlama Kredisi:
1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu'na göre kurulmuş bulunan ve konut
üretim amacıyla hareket eden Konut Yapı Kooperatifleri de Bankamızca
çeşitli finansman modelleriyle desteklenmektedir.
Konut Yapı Kooperatifi Üyesine Konut Kredisi Kullandırılması :
%20 ve daha üst tamamlama seviyesine gelmiş olan konut yapı kooperatiffi
üyelerine inşaatların tamamlanması için gerekli olan inşaat maliyet
tutarının hesaplanarak kişi başına ödenmesi gereken tutarın tespit
edilerek üyelere kooperatif tamamlama - konut kredisi kullandırılması
işlemini ifade eder.
Bu kredi metodunda;
İnşaat Maliyet Bedeli : Halihazırda yapımı devam eden bir konut
yapı kooperatifine ait ruhsat, proje ve diğer tüm teknik bilgilerin
derlenerek, yapılan inşaatların brüt metrekare inşaat maliyet tutarları
(ihale bedeli ya da emanet komisyonuna yaptırılmasına göre) üzerinden
kooperatifin tüm inşaatları tamamlaması için gerekli olan inşaat
maliyet bedelleri belirlenir ve kooperatifin kalan iş inşaat maliyet
bedeli belirlenir.
Talep Edilen Bilgi ve Belgeler : Kooperatif tüzel kişiliğine ve
projeye ilişkin belgeler talep edilir.
.
Kat İrtifakı ve Kur'a Zaptı : Bu kredi modelimizde kooperatif tarafından
kat irtifakı tesis edilmiş olmalıdır. Kredi kullandırılan üyelerin
kredilerinin teminatı için ferdileşme döneminde üyenin sahip olacağı
halihazırda yapımı devam eden ve kooperatif üzerine kayıtlı bağımsız
bölüm üzerinde ipotek tesis edilecektir.
Kredi Kullandırım ve Kooperatif Hesabına Virman : Her bir ortağa
kullandırılan ve kooperatif in kefaleti alınarak ipotek tesis edilen
kredileri kredi kullanan ortağın virman talimatına istinaden kooperatifin
Bankadaki blokeli hesabına virman edilir. Blokeli hesaptaki tutarlar
kooperatif ve Banka arasında yapılan protokole istinaden inşaat
yapım seviyelerinin Banka eksperlerince tespit edilmesiyle birlikte,
kontrollü olarak kooperatife ya da kooperatifçe ödeme yapılacak
müteahhit, tedarikçi vb. ödenecektir.
Ferdileşme: Her bir üye baştan konut kredisi kullanmış olduğu ve
sahip olacağı bağımsız bölüm üzerinde ipotek tesis edildiği için
ferdileşme ,tapu devri aşamasında ilave bir işlem yapılmasına gerek
kalmayacak, tüm krediler normal konut kredisi hüviyetine bürünecektir.
3 - Konut Yapı Kooperatiflerine Açılacak Krediler:
Konut Yapı Kooperatifi İnşaat Kredisi.
Bu kredi modeli Konut Yapı Kooperatifi tüzel kişiliğine doğrudan
kredi kullandırılması ve %40 ve daha üst tamamlama seviyesine gelmiş
olan konut yapı kooperatifflerine kredi açılmasıdır. Yine inşaatların
tamamlanması için gerekli olan inşaat maliyet tutarının hesaplanarak
bu defa kooperatife açılacak kredi tutarı toplam olarak belirlenerek
KONUT YAPI KOOPERATİFİ İNŞAAT KREDİSİ adı altında açılır.
Talep edilen bilgi ve belgeler ve inşaat maliyet bedellerinin belirlenmesi
açısından bir fark olmayan bu yöntemde, kredi kooperatif tüzel kişiliğine
kontrollü hakedişlerle inşaat yapım süreçlerine paralel olarak kullandırılarak
inşaatların tamamlanması sağlanır.
Bu yöntemde Ferdileşme aşamasında kooperatif adına devam eden krediler
her bir üye adına paylaştırılarak, ferdi sözleşme ve ferdi ipotek
alınmak suretiyle ferdi konut kredilerine dönüştürülür.
Teminat: : Bu kredi modelimizde kooperatif tarafından kat irtifakı
tesis edilmemiş ise kooperatif kredilerinin teminatı için projenin
gerçekleştirileceği konut inşaatlarının devam ettiği gayrimenkul
üzerinde ipotek tesis edilecektir.
Teşekkür ederim,
Saygılarımla,
Levent İŞERİ
11/Mart/ 2006 Manavgat
|