Genel Başkandan...


YURTTAŞLIK BİLİNCİ

22 Temmuz 2007 tarihinde önümüzdeki beş yılda bizi yönetecek olanları seçmek üzere sandık başına gideceğiz. Milletvekili Genel Seçiminin yaz aylarında yapılacak olması, CHP-DSP seçim ittifakı ile DYP ve ANAP'ın birleşme kararı almalarının ardından bu projeyi başaramamış olmaları seçmen üzerinde farklı etkilere yol açabilir. Bu etkilerden birisi de siyasete küsmek, seçime ilgisiz kalmak veya sandığa gitmemek olabilir.

Yurttaşlık bilinci olan herkes sandığa gitmeli, seçime katılmalı ve seçme hakkını kullanmalıdır. Aksi halde, bizi yönetenlerin yaptıkları yanlış uygulamaları eleştirme hakkımızı da yitirmiş oluruz. Kesin olarak seçme hakkını elde etmiş olanlar, sandık başına gitmeli ve oylarını kullanmalıdırlar.

Ben burada en üst kooperatifçilik örgütünün genel başkanı olarak tüm kooperatifçilerden bir ricada bulunmak istiyorum. Tüm siyasi tercihlere, tüm dengelere saygılıyım ama, eğer kooperatifçiliği bir yaşam biçimi olarak seçmiş isek, programlarında ve seçim beyannamelerinde kooperatifçiliğin sorunlarına çözüm önerileri getirmeyen siyasi partilere oy vermeyin. Kim gerçek anlamda kooperatifçiliğe sahip çıkacak ise o siyasi partiye oy verin. Bu kooperatif çilere açık bir çağrıdır.

Kooperatiflerin gelişmesinde siyasi iktidarların önemli görev ve sorumlulukları vardır. Bu görev ve sorumluluk Atatürk'ten bu yana gereğince yerine getirilememiştir.

Evrensel bir kurum olan kooperatifçiliğin Türkiye'de yaşayabilmesi, diğer ülkelerdeki kooperatifçilik düzeyine çıkabilmesi için siyasi iktidarların Anayasamızdan kaynaklanan görev ve sorumluluklarını yerine getirmeleri gerekiyor.

Bizim de seçimimizi yaparken kooperatifçiliğimizi ön planda tutarak, kooperatifçiliğin geliştirilmesi ve sorunlarının giderilmesi için çalışacak, çaba gösterecek samimi siyasetçilere destek vermemiz gerekiyor.

Ülkemizde ulusalcılık ve milliyetçilik gibi kavramlar çok tartışılıyor. Bu seçim platformunda da çok tartışılacak. Demokrasinin işlediği çağdaş bir devlet ve özgür bir toplum olabilmenin yolu ekonomik bağımsızlık mücadelesinden geçer. Gerçek milliyetçilik budur. Yani Demokrasi olmadan çağdaş olunamaz. Özgür toplum olmadan, çağdaşlık olmaz. Ama en önemlisi ekonomik bağımsızlık olmadan, demokrasi olmaz, çağdaş devlet olmaz ve özgür toplum olmaz.

Ekonomik bağımsızlık ise doğru ve bilinçli kalkınma ile gerçekleşir. Burada bir kez daha belirtmekte yarar görüyorum. Gelişmiş ülkelerin kalkınma aracı olarak gördüğü kooperatifçiliği önemsemez iseniz kalkınamazsınız ve ekonomik bağımsızlığınızı elde edemezsiniz.

Sevgilerimle.


 

 
 


 




©Türkiye Milli Kooperatifler Birliği 2005. 
Her Hakkı Saklıdır.