GENEL BAŞKAN MUAMMER NİKSARLI'NIN

TESKOMB DERGİSİNE VERDİĞİ RÖPORTAJ

TESKOMB DERGİSİ
SAYI : 283 / ARALIK 2006

 

"KOOPERATİFÇİLİK YANLIŞ ANLATILDI"


Özellikle gelişmekte olan ülkelerin ekonomik ve sosyal hayatlarında çok önemli ve vazgeçilmez bir yeri olan kooperatifler, başta esnaf ve sanatkarların olmak üzere tüm kesimlerin temel dayanağını oluşturuyor, 21 Aralık Dünya Kooperatifçilik Günü, temelinde yardımlaşma ve dayanışma bulunan kooperatiflerin önemini bir kez daha hatırlatıyor. Türkiye Milli Kooperatifler Birliği Genel Başkanı Muammer Niksarlı ülkemizde kooperatifçiliğin önündeki sorunları ve çözüm önerilerini dergimiz TESKOMB'la paylaştı.

TESKOMB dergisi olarak kooperatiflerin önemine, yaşadığı sorunlara bir kez daha dikkat çekmek istedik ve Türkiye Milli Kooperatifler Birliği Genel Başkanı Muammer Niksarlı ile Türkiye'de kooperatifçilik anlayışını konuştuk. Dünyada ve Türkiye'de kooperatifçiliği anlatan Niksarlı, ülkemizde kooperatifçiliğin önündeki sorunları ve çözüm önerilerini dergimiz TESKOMB'la paylaştı.

TESKOMB: Türkiye'yi bol bol konuşacağız elbette ancak önce dünyada ve özellikle maratonu içinde bulunduğumuz Avrupa Birliği ülkelerinde kooperatifçilik anlayışından, uygulamalarından bahsedebilir misiniz? Dünya, kooperatifçiliği nasıl uyguluyor?

NİKSARLI: Ben her şeyden önce kooperatifleşmenin mantığını iyi kavramak gerektiğini düşünüyorum. Bu yüzden biraz gerilere gidip kooperatifçiliğin hangi koşullarda, hangi ihtiyaçlarla doğduğuna bakmak gerekiyor. Dünyada kooperatifleşme, insanoğlunun varolduğu ve tek basma yenmediğini hissettiği andan itibaren başlıyor. Üretim sürecinde insanoğlu yardımlaşmaya, dayanışmaya, birlikte üretmeye ve birlikteliğe ihtiyaç duyuyor. Zaten kooperatifçilik demek, bir ihtiyaç karşısında örgütlenmek ve bu ihtiyacı birlikte karşılamak demek. Ancak şuna dikkat çekmek isliyorum; dünyada ilk kurulan kooperatif bir tüketim kooperatifidir ancak amaç sadece tüketim değildir. Konut ihtiyaçlarını sağlamak, üretim, eğitim, geleceğe ilişkin yatırım yapmak da vardır amaçlar arasında. Yani tek bir amaca kilitlenilmemiştir; çok amaçlıdır. Türkiye'de kooperatifçilik tarihini anlatanların bunun altını önemle çizmesi lazım. Çünkü Türkiye'nin temel sorunu kooperatiflerinin çok amaçlı olmaması, tek amaçla sınırlanmasıdır.

Dünyada gelişmiş ülkeler gelişme süreçlerinde kooperatifleri birer gelişme aracı olarak görmüş ve kullanmışlardır. Bu çok önemli bir nokta. Amerika, Japonya, Hollanda, Fransa, İtalya, İngiltere gibi ülkelerde kooperatifler halâ oldukça aktif olarak kullanılıyor. Bugün bu gelişmiş ülkeler, gelişmelerini tamamlayıp bir üst aşamaya geçmelerine rağmen kooperatiflerden vazgeçmiyorlar; bu defa kooperatiflerin insan odaklı özelliğini kullanıyorlar, kooperatiflerin sosyal yönünü, önemini, amaçlarını öne çıkarmaya başlıyorlar.

Şunu önemle belirtmek lazım; kooperatifçilik iktisadi kaygı ile sosyal kaygının bileşkesidir. Eğer kooperatifte iktisadi kaygı ağır basarsa o şirket olur zaten; sosyal kaygı ağır basarsa demek olur. Demek ki kooperatifler ikisinin bir bileşkesidir.

TESKOMB: Peki Türkiye'ye gelelim, özellikle Avrupa Birliği için bu kadar önemli çabaların sarf edildiği bir ortamda ülkemizde kooperatiflerin durumu,sorunları nedir? Türkiye bu konuda Avrupa standartlarını yakalayabiliyor mu?

NİKSARLI: Şu anda Avrupa ve dünya ülkelerindeki kooperatifler ile karşılıklı oturabilecek gelişmişliğe sahip kooperatifimiz çok az. Örneğin TESKOMB Avrupa'daki muadilleriyle oturup konuşabilecek bir güçte, tarımsal kesimde pancar var, orman kesiminde faaliyet gösteren kooperatifler var ancak gördüğünüz gibi biri ikiyi geçmiyor sayabileceklerimiz. Yani çok fazla da boy ölçüşebilecek güçte kooperatifimiz yok. Sorunlarının çözülmesi halinde zeytinyağı ve fındık gibi ürün bazında örgütlenmiş bazı tarım satış kooperatiflerini ayrı tutuyorum.

Sorunun temelinde şu var: Türkiye'de hükümetler bu işlere çok müdahil oldular. Ama kooperatifçilikte müdahale olmaz. Kooperatif, ancak ortaklarının kendi iradesi ile yönetilirse kooperatif olur. Türkiye'de sorun kooperatiflere müdahale eden çok sayıda kamu kuruluşunun olması. Birden çok mevzuat var. Ve tabi ki en önemli sorunlardan bir tanesi de başta da dikkat çektiğim gibi kooperatiflerde tek amaçlılığın olması, tek amaçla sınırlandırılması.

Ülkemizde kooperatifçilik bilincinin de gelişmediğini görüyoruz. Bugün Türkiye'de kooperatifçiliğin gelişmemesinin, kooperatifçilik bilincinin yerleşmemesinin, yaygınlaşmamasının sorumlusu devlettir. Çünkü bu görevi devlet yasayla üstlenmiştir. Kooperatifçilik alanının düzenlenmesi ve denetlenmesi devletin görevidir. Eğer bugün Türkiye'de kooperatifçiliğin gelişmemesinden söz ediyorsak devlet bu konuda görevini yapmadığı içindir. Kooperatifler devlet sektörünün rakibi, özel sektörün düşmanı olarak algılandığı içindir. Halbuki yok öyle bir şey, yanlış anlatıldı, yanlış anlaşıldı. Türkiye bunları aşmadığı sürece AB'ye giremez; girdiği taktirde de ancak birkaç kooperatif varlığını sürdürebilir.

Bu ülkede kayıt dışı ekonomiden söz ediliyorsa kooperatifler bu sorunla mücadelede önemli bir kurumdur. Gelir dağılımında adaletsizlikten söz ediliyorsa, kooperatifler gelir dağılımı dengesinin oluşması içinde önemli bir araçtır. "Demokrasiyi bilmiyoruz, uygulamıyoruz" deniliyorsa kooperatifler birer demokrasi okuludur. Kooperatifçilik bir yaşam biçimidir, insanların tek başına üstesinden gelemeyecekleri işi yapabilmek için oluşturduğu birliğin adıdır kooperatifçilik.

TESKOMB : Bir de üzerinde çalışılan 1163 sayılı Yasa var. Yasada AB'ye uyum noktasında yapılması düşünülen değişiklik çalışmalarını nasıl değerlendiriyorsunuz?

NİKSARLI : Bence yasanın mevcut haliyle AB standartlarına aykırı hiçbir yanı yok. Devletin müdahalesine kapı aralayan bazı hususlar, uygulamada karşılaşılan bazı eksikler var. Bu konuların yeniden gözden geçirilmesi gerekiyor tabi ki. Ancak yapılan değişikliklerle yasanın daha da geriye gideceğinden kaygılarımız var.

TESKOMB : Siz neler yapıyorsunuz Türkiye Milli Kooperatifler Birliği olarak? Çalışmalarınızı anlatır mısınız?

NİKSARLI : Dünyada ve Türkiye'de kardeş olan iki yapı var. Kooperatifler ve sendikalar. İkisi de dayanışmaya ve yardımlaşmaya dayanır. Ama kooperatifler de sendikalar da dünyadaki dönüşüm sürecini iyi takip edemediler, kendilerini yenileyemediler. Bu nedenle sendikaların da kooperatiflerin de işlevlerini yeniden tanımlamaları ve işbirliği yapmaları gerekiyor. Belki de yeni bir yapılanmanın doğması gerekiyor. İşte Türkiye Milli Kooperatifler Birliği olarak bu düşünceyle bir niyet mektubu hazırladık; işçi sendikalarını, konfederasyonları ziyaret edecek ve bu niyet mektubumuzu sunacağız. Amacımız kooperatiflerin de sendikaların da Türkiye'de işlevlerini yeniden tanımlamaları olacak. Buna çok önem veriyoruz.

Birliğimiz aynı zamanda ülke ekonomisine, üretimine ve istihdamına sahip çıkmak amacıyla "Türk malı kullan" kampanyası başlattı. Kampanya ile "Barkotu 896 ile başlayan ürünleri kullanalım" diyoruz. Yani Türkiye'de üretilen, Türkiye'de istihdam ve katma değer yaratan tüm ürünleri kastediyoruz. Önemli olan markanın yabancı olup olmaması değil, önemli olan o malın üretimini Türkiye'de yapıp yapmadığıdır. Türkiye'de istihdam ve katma değer yaratıp yaratmadığıdır. Ulusal değerlerimize sahip çıkmanın yolu, bilinçli olmaktan geçiyor. Kooperatifler olarak bu bilinci yaymak da bizim görevimiz.

Diğer bir çalışmamız da uluslararası kamuoyuna yönelik. Üyesi bulunduğumuz Uluslararası Kooperatifler Birliği (ICA) nin gündemine son yıllarda giderek artan ve özellikle az gelişmiş ülkeleri tehdit eden "suç" olgusunu taşımak istiyoruz. Bildiğiniz gibi artık dünyada ve ülkemizde ailelerin parçalanması, işsizlik, eğitimsizlik gibi nedenlerle gençlerimiz potansiyel suçlu konumuna geldiler. Bu duruma uluslararası ölçekte önlem alınmaması halinde önümüzdeki yıllar bu açıdan daha da kaygı verici olacaktır. Toplumun ekonomik gelişmesinin yanında toplumsal barış, sevgi ve kardeşlik duygularını da gelişmesi için sorumluluk taşıyan kooperatifler, bu konuda da insanlığa öncülük etmelidir. İşte bu sorumluluk bilinciyle Türkiye Milli Kooperatifler Birliği olarak ICA'ne sunulmak üzere bir önerge hazırladık. En azından 600 milyon üyesi olan bu kuruluşun gündemine bu önemli konuyu taşımak istiyoruz.

TESKOMB : Son olarak Birliğinizin de üyesi bulunduğu TESKOMB hakkındaki görüşlerinizi alabilir miyiz? TESKOMB'un Avrupalı muadilleri ile yürüttüğü çalışmaları nasıl değerlendiriyorsunuz?

NİKSARLI : TESKOMB çok önemli atılımlar yaptı. Avrupalı meslektaşlarını Türkiye'de ağırladı, yeniden yapılanma hamlesi başlattı. Bunları görmemek, taktir etmemek yanlış olur. Fakat TESKOMB'un yöneticileri de biliyorlar ki dünya düzeninde artık TESKOMB, devlet destekli kaynakları uzun süre kullanamayacak.

Oysa TESKOMB ve bağlı birliklerin güçlü kaynakları var. Bazı küçük yasal düzenlemeler yapılarak, TESKOMB kooperatifleri kendi kaynaklarından kredi verebilir ve mevduat toplayabilir. Yani her Birliğin bir banka olduğunu, TESKOMB'un da merkez bankası olduğunu düşünelim. Bu hak onlara tanındığı taktirde belki de Türkiye kooperatifler bankasının çekirdeği oluşturulmuş olur. Bunu çok önemli buluyorum.


TESKOMB : Dünya kooperatifçilik günü neden 21 Aralık'ta kutlanıyor?

NİKSARLI : Kooperatifçilik konusunda ilk adımlar, ilk örgütlenme çabası 1800'lü yıllarda ortaya çıkıyor. 1800'lü yıllar kapitalizmin yeni yerleşmeye başladığı ve henüz kurallarının konulmadığı, vahşi kapitalizm yılları olarak anılan yıllar. İngiltere'de Robert Owen adlı bir fabrikatör, işçilerin verimli olması için bir tüketim kooperatifi uygulaması yapıyor ve aynı zamanda çalışma saatlerinin aşağı çekilmesi, çocuk işçilerin çalışmak yerine okula gönderilmesi gibi düzenlemelerde bulunuyor. Owen bu konuda hükümetten destek istiyor ancak hükümet destek vermeyince ABD'ye göç ediyor. Owen bu konuda önemli bir tohum ekmiş oluyor.

Ardından İngiltere'nin Manchester kentinin Rochdale kasabasında 28 dokuma işçisi bir araya gelerek 1844'te bir tüketim kooperatifi kuruyor. Bu kurucular bugün yürürlükte olan kooperatifçilik ilkelerini ortaya koyuyorlar. Bugün dahi dünyada kabul ediliyor bu ilkeler. İşte bu nedenle biz 21 Aralık 1844 tarihinden sonra 21 Aralık'ı her yıl Dünya Kooperatifler Günü olarak bütün dünyada kutluyoruz.






 
 


 




©Türkiye Milli Kooperatifler Birliği 2005. 
Her Hakkı Saklıdır.