TÜRKİYE KOOP GENEL BAŞKANI

MUAMMER NİKSARLININ BASIN TOPLANTISI SUNUŞU

                                                                                                                                                               

Türkiye'de çeşitli konularda faaliyet gösteren 24 çeşit kooperatifin Birlik ve Merkez Birliklerinin kurucusu olduğu ve yönetim kurulunda yer aldığı, ülkemizin en üst ve yasa ile kurulmuş örgütü olan TÜRKİYE MİLLİ KOOPERATİFLER BİRLİĞİ Genel Başkanı olarak değerli medya mensuplarına yaşadığımız sorunlarla ilgili bilgi vermek istiyorum.

Yerel Medya'nın gücüne ve etkinliğine inanan bir kişi olduğum için sorunlarımızı Ankara'da anlatmak yerine, il il gezerek sizlere anlatmayı daha uygun buldum. Biliyorum ki, bu ülkeyi yönetmek için seçilip Ankara'ya gidenler, mutlaka kendi illerine dönecek ve sizin yazdıklarınıza, söylediklerinize ilgi göstermek zorunda kalacaklardır.

Son yıllarda Türkiye Esnaf ve Sanatkarlar Kredi ve Kefalet Kooperatiflerimizin ortaklarının kullandıkları kredi faizlerinin % 50'lerden % 13'E düşmesinin dışında (kaldı ki bu kredinin esnafa maliyeti % 20'dir. ) kooperatifçiliğimizin gelişmesinin önünü tıkayacak düzenlemeler yapılmaktadır. Şöyle ki;

      1. Kooperatiflerimizin Gelir/Gider olumlu farklarının %1'ine devlet el koymaktadır. Nedeni kooperatifçiliğin           gelişmesini sağlayacak çalışmalar yapmak. Bu kesintinin hukuki dayanağı yoktur. Konu Danıştay tarafından           Anayasaya aykırılık iddiasıyla Anayasa Mahkemesine götürülmüştür.

      2. 2004 yılında 1163 Sayılı Kooperatif Yasasının 1. maddesinde yapılan değişiklikle şirketlere de kooperatif kurma           ve yönetme hakkı verilmiştir. Yapılan bu değişikliklerin Anayasamıza aykırılığı iddiası halen Anayasa           Mahkemesinde görüşülmektedir.

      3. Gelir Vergisi Kanununa eklenen geçici 67. madde ile kooperatiflerin daha önce mevduat faizleri ve repo gelirleri           tevkifata dahil değilken 01.01.2006 tarihinden itibaren % 15 oranında tevkifat uygulanmaktadır. Cari           giderlerinin büyük bir kısmını bu gelirlerden karşılayan kooperatiflerin bu kesintileri bundan böyle kooperatif           üyelerine maliyet olarak yansıyacaktır.

      4. Plan ve Bütçe Komisyonunda görüşülmekte olan KURUMLAR VERGİSİ YASA TASARISININ muafiyetler başlıklı 4.           maddesinin (l) bendi ile yapılmak istenilen değişiklikle Tüketim Kooperatifleri ile Taşıyıcı Kooperatifleri           tamamen kapsam dışı tutulmaktadır.

          Kooperatifler üst birlik ortağı olsa da olmasa da şartları taşımaları halinde muafiyetten yararlanacaklardır.           Dolayısı ile bu hükmün çıkarılması Kurumlar Vergisi mükellef sayısını ve vergiyi artırıcı bir unsur değildir. Tam           tersi Üst Birliğin eğitim ve denetiminden kaçarak diğer vergilerde (KDV, STOPAJ vergileri gibi) belgesiz işlem           yaparak az ödeme yoluna gidilebilecektir.

          Üst Birliğe ortak olma şartının kaldırılması vergiyi tabana yayma ve vergiyi artırıcı yönde hiçbir fayda           sağlamayacağı gibi, bu durumun kooperatiflerin dikey örgütlenmesini zayıflatarak kooperatiflerin denetim           sorununu daha da ağırlaştıracak ve kooperatifçiliğin gelişmesi önünde önemli bir engel oluşturacaktır.

      5. Ekonomik ve Sosyal Konseyde kooperatifler temsil edilmiyor.

      6. Vergi Konseyinde kooperatifler temsil edilmiyor.

      7. Devlet özellikle tarımsal alanda tek amaçlı kooperatif örgütlenmelerini teşvik ediyor. Bu durum ülkemizde           kooperatif türlerini çoğalttığı için örgütlenme zorluğu yaratıyor ve güçlü kooperatif yapılarının doğmasını           önlüyor.

      8. Hiç ihtiyaç yokken "Üretici Birlikleri" kurulmasına ilişkin bir yasa çıkarıldı. Bu yasa kapsamında kurulan üretici           birlikleri Dernek statüsünde olmakla birlikte ticari işler yapıyorlar ve kooperatiflerin faaliyet alanlarına (özellikle           süt konusunda) giriyorlar. Bu durum kargaşa yaratıyor ve çoğu yerde üretici birlikleri ile kooperatifler           mahkemeleşiyorlar.

      9. Plan ve Bütçe Alt Komisyonunda görüşülmekte olan ve mortgage diye adlandırılan Konut Finansmanı Yasa           Tasarısına bir ekleme yapılarak Konut Yapı Kooperatifi ortaklarının da bu sistemden yararlanması sağlanmıştır.           Bu Konut Yapı Kooperatifi ortakları için olumlu gelişmedir. Ancak yapı kooperatifleri ortakları ile yap-sat'çıların           müşterilerini ayrı gözetmek daha yararlı olacaktır.

     10. Hükümet herşeyi özelleştirirken konut yapımını devletleştirmektedir. TOKİ'nin mevcut uygulamaları Türkiye'nin           konut sorununu çözmeyeceği gibi kuruluş amacına da aykırıdır. TOKİ'nin görevi konut yapımcısı her kuruluşu           konut üretim sürecine sokmaktır.

          Anayasanın konut hakkı başlıklı 57.maddesi; Devlete konut ihtiyacını karşılayacak tedbirleri almak, ayrıca toplu           konut teşebbüslerini desteklemek görevlerini vermiştir.

          Yine Anayasanın 171. maddesi; Devlete kooperatifçiliğin gelişmesini sağlayacak tedbirleri alma görevi           vermiştir.

          2005 yılında sadece bir konut kooperatifine yeni kredi açıldığı düşünülürse TOKİ'nin yaptığı uygulamalar kendi           kuruluş amacına aykırı olduğu gibi Anayasaya da aykırıdır.

    11. Şeker pancarı ekim alanlarının daraltılması, tatlandırıcılar için % 15 oranında kota verilmesi (bu uygulama AB          ülkelerinde % 4-5 dolaylarındadır.) pancar şekeri sanayimizin çöküşünü hazırlamaktadır.



                                                                                                            Muammer NİKSARLI
                                                                                                                Genel Başkan





 
 


 




©Türkiye Milli Kooperatifler Birliği 2005. 
Her Hakkı Saklıdır.